Biyolojik Çeşitlilik ve Turizm Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

01 Haz

  • Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi
  • Tüm Duyurular

Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla Düzce Üniversitesinde 23.05.2017 tarihinde Orman Fakültesi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ve Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesince düzenlenen çalıştaya çeşitli paydaşlardan 65 kişi katılmış bunlardan 30 kişisi çalıştayın GZFT analizi oturumlarına katılmıştır. Bu çalıştay katılımcıların mutabık kaldıkları görüşler şunlardır:

A. Konunun önemi ile ilgili görüşler:

  • Biyolojik çeşitlilik bütün insanlığın ortak mirası ve ortak geleceğidir.
  • Biyolojik çeşitliliğin insanlığın bugünü ve yarını için aktif bir şekilde korunması, aynı zamanda ihtiyaçları karşılamak için akılcı ve planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
  • Turizm, çağdaş insanın hayatı içerisinde önemli bir yere sahiptir. Ülke, bölge ve il ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Turizmin alternatif gelir getirme yönü ile doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı azaltma potansiyeli yüksektir. Fakat doğal kaynaklar üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmeyen plansız turizm faaliyetlerinin hem kendisini besleyen doğal kaynaklara hem de biyolojik çeşitliliğin pek çok unsuruna olumsuz etkileri söz konusu olabilmektedir. Bunların önüne geçilmesi için biyolojik çeşitliliğin korunması ve turizm faaliyetlerinin bir bütün olarak ele alınması gerekmektedir.

B. Düzce’de biyolojik çeşitlilik ve turizm bütünleşmesinin güçlü yanları ile ilgili görüşler:

  • Düzce’de turizm, yılın on iki ayına yayılabilecek iklim avantajına sahiptir. Orman, sulak alan, dağ, deniz vb. pekçok farklı ekosisteme ev sahipliği yapar. Bu ekosistemler çok sayıda bitki ve hayvan türü barındırmaktadır.
  • Biyolojik çeşitlilik; temiz hava ve suya erişim, taşkın önleme, balıkçılık, arıcılık, odun dışı orman ürünleri, eşsiz orman ve deniz manzarası vb. gibi maddi ve manevi pek çok hizmeti yöre halkına ve ziyaretçilere sunar. Düzce’nin sahip olduğu tabiat varlığı, Düzce'nin değeridir. Bu eşsiz güzellikler içinde yaşamak ve bunlardan elde edilen faydalar herkesin ortak hakkıdır.
  • Düzce, biyolojik çeşitlilik ile bütünleştirilebilecek tarım, tabiat, yayla, sağlık, deniz, kış ve spor turizmi gibi özelleşmiş turizm faaliyetlerinin her biri için yüksek potansiyele sahiptir.
    • Efteni Gölü, Düzce’nin biyolojik çeşitliliğinin odak noktalarından biri olup hem eşsiz bir sulak alanın korunması, hem de kuş gözlemciliği gibi tabiat turizmi için önemli bir fırsat sunar.
    • Düzce yaylaları (Kardüz, Sinekli, Pürenli, Derebalık, Balıklı, Odayeri, Sakarca) hem kış turizmi hem de yayla turizmi potansiyeline sahiptir.
    • Tabiat Anıtı olarak tescil edilmiş olan Samandere Şelalesi, Güzeldere Şelalesi ve diğer irili ufaklı şelaleler hem işlevleri ve görüntüleriyle hem de tabii piknik ve mesire alanı oluşturmaları sebebiyle turistlerin ilgi odağı olmaktadır.
    • Zengin tarım dokusu, tarımla bütünleşik ekoturizm yapılmasına imkân sağlar.
    • Konuralp; arkeolojik alanları, tarihi dokusu, fındık bahçeleri ve adıyla bütünleşmiş çeltiğin üretildiği çeltik alanları ve kasaba pilavı ile tarih, tarım ve yemek turizmi potansiyeline sahiptir. Çeltik alalarının bir sulak alan gibi yönetilmesi ekoturizmin gelişmesine yardımcı olabilecektir.
    • Yığılca, tabiat oluşumları ve alanları ile ekoturizm imkânı kadar, Yığılca arısının ve apiterapinin önemi göz önüne alınarak tarım ve sağlık turizmi için de potansiyele sahiptir.
    • Cumayeri, Büyük Melen Nehri üzerinde yapılan rafting aktiviteleri ile özellikle ilkbahar aylarında turistler için halihazırda bir çekim kaynağıdır.
    • Manda ve at gibi evcil hayvan yetiştiriciliğinin, hizmet ya da ürünlerinin biyolojik çeşitliliği koruyucu turizmin bir parçası olarak kullanılma potansiyeli yüksektir.
    • Düzce sahip olduğu kültürel yapı çeşitliliğini yansıtan zengin yerel mimari dokusu ile turistler açısından cazibe merkezidir.
  • Yöre halkı konuksever olup zengin bir etnik çeşitliliğe, kültüre ve mutfağa sahiptir. Ayrıca, bölge turizminin gelişmesi konusunda isteklidir. Yörede fındık gibi tarım ürünleri ile odun dışı orman ürünleri (dağ çileği, bal) vb. ekoturizm açısından değerlendirilebilir.
  • İl yönetimi ve diğer ilgi grupları, ekoturizmin geliştirilmesi konusunda isteklidir.
  • İlde turizm konusunda yerel örgütlenmeler mevcut olup festival vb. etkinlikler düzenlenmektedir. İldeki avcı derneklerine üye avcılar arasında tabiatı koruyucu yaklaşımı olan kişiler vardır. Bu kişiler eğitilerek, ekoturizm çalışmalarında rehber olarak değerlendirilebilir.
  • İl, Türkiye’nin en büyük iki ili olan Ankara ve İstanbul’a yakındır. Bu illerden, kitle turizminin yarattığı kalabalıktan kaçarak sakin yerlere yönelme eğiliminde olan eğitimli ve bilinçli turistleri çekme potansiyeli yüksektir. Ayrıca, diğer turizm merkezlerine yakın olması, gezi programlarına dâhil edilmesini kolaylaştırmaktadır.

C. Düzce’de biyolojik çeşitlilik ve turizm bütünleşmesinin zayıf yanları ile ilgili görüşler:

  • İlin tabiat değerleri yeterince tanınmamaktadır.
  • Alana gelen ziyaretçilerde, tabiat ile barışık turizm faaliyetleri ya da ekoturizm konusunda yeterli bir bilinç yoktur. ? Bazı alanlarda “turistik” algısı zayıftır.
  • Turizm ve biyolojik çeşitliliğin bütünleştirilmesi konusunda ilgili bütün kurum ve kuruluşlar ile uzmanlıkların görüşünü yansıtan bir strateji belgesi ve uzun süreli bir gelişme planı yoktur.
  • İlgi gruplarını bir araya getirecek, kurumlar üstü bir ortak çalışma zemini eksikliği vardır. Bunu gidermek için düzenli olarak toplanan ve kararları hayata geçiren bir eşgüdüm kurulu bulunmamaktadır.
  • İlde ekoturizm faaliyetleri gerçekleştirmek isteyecek yatırımcı ya da girişimciler için yönlendirme ve danışmanlık eksikliği vardır.
  • Turizm faaliyetlerinin çevreye etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendirerek planlama yapma konusunda uzmanlardan destek almak konusunda isteksizlik söz konusudur.
  • Hangi biyolojik çeşitlilik unsurlarının turizme nasıl entegre edileceği konusunda bilgi akışı ve eşgüdüm eksikliği söz konusudur.
  • İldeki farklı sektörlerdeki yoğun faaliyetler son yıllarda ekosistemlerde bozulmalara, doğal yaşam alanlarının yıkılmasına neden olmuştur.
  • İldeki tüm yatırım faaliyetlerinin biyolojik çeşitliliğe etkileri konusunda bilgi akışı eksikliği bulunmaktadır. ? İldeki fındık yetiştiriciliğinin sadece üretim odaklı yapılması durumunda yoğun tarım faaliyetlerinin biyolojik çeşitliliği olumsuz etkilemesi söz konusudur.
  • Geliştirilecek çalışmalarla ilgili olarak bütçe, örgütlenme, kurumlar arası eşgüdüm, genç işgücü ve kalifiye eleman eksiklikleri görülmektedir.
  • İlde özellikle turizm faaliyetleri için altyapı eksikliği mevcuttur.

D. Düzce’de biyolojik çeşitlilik ve turizmin bütünleştirilmesi ile ilgili fırsatlar

  • Düzce ilinin biyolojik çeşitlilik envanteri geçmiş yıllarda tamamlanmıştır ve biyolojik çeşitliliğin korunması ile turizmle bütünleştirilmesi için gerekli endemik türler, tehlike altındaki türler, tehditler, tür dağılım bilgileri vb. gibi temel bilgiler mevcuttur.
  • Düzce’nin doğa turizm master planı hazırlanmış olup Düzce’nin tanıtımında önemli rolü olacak kitapçık, broşür vb. dokümanların hazırlanmasında kurumlar oldukça isteklidir.
  • Turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi için kamu kurumları tarafından sağlanan bazı destekler ve hibeler mevcuttur. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Kırsal Turizm Hibesi ya da Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tescilli alanlara sağlanan ödenekler bunlara örnek verilebilir. Ayrıca Marmara Kalkınma Ajansı’nın desteklediği ekoturizm odaklı çalışmalar da örnek niteliğindedir.
  • Düzce Üniversitesinde biyolojik çeşitlilik, doğa koruma ve ekoturizm konularında uzmanlaşmış akademisyenler vardır.
  • Doğal değerini yitirmiş ya da bozulmuş alanların ıslahı ve ekoturizme kazandırılması konusunda çalışmalar yapabilecek uzmanlar mevcuttur.
  • Üniversitemizin Çevre ve Sağlık konularında ihtisaslaşma misyonu, ekoturizm ile ilgili projelerin geliştirilmesine imkân vermektedir.
  • İlde doğa korumaya hizmet eden korunan alanlar mevcuttur. Ayrıca, kültürel ve doğal özelliklerini koruyan pekçok alan da vardır.
  • İl, turizm acentelerinin tur programları içinde yer almaktadır.
  • Yakın zamanda ekoturizme ilgi ülke genelinde artmıştır. Dünya genelinde ekoturizm gelişmekte, özellikle Akdeniz havzasına ilgi artmaktadır.
  • Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ile ildeki ekoturizm çalışmalarının duyurulması kolaylaşmaktadır.
  • Karadeniz, nispeten serin iklimi ve görsel güzelliği ile kitle turizmini tercih eden kişilerin giderek daha çok ilgisini çekmektedir.

E. Düzce’de biyolojik çeşitlilik ve turizmin bütünleştirilmesine yönelik tehditler ve tedbirler

  • Yukarıda belirtilen fırsatların hayata geçirilmesi noktasında planlama ya da denetim eksikliği söz konusu olursa aşırı baskı kontrol edilemeyebilir ya da uygunsuz kullanım ile biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi söz konusu olabilir. ? İldeki bazı turizm odak noktaları günübirlik ve hafta sonları yoğun şekilde kullanılmaktadır. Bu durum taşıma kapasitesinin aşılarak kaynak değerlerinin kaybedilmesine yol açabilmektedir.
  • Hem turistlerin hem de işletmecilerin bilinçsizliği, turizm amacıyla kullanılan doğal alanlarında zarara sebep olabilir. Bunun önüne geçebilmek için işletmecilerin yoğun bir eğitim alması gereklidir. Ayrıca turistler bir alana girmeden önce alan tanıtım/eğitim merkezlerinde alanın önemi ve kullanımı hakkında bilgilendirilmelidir.
  • Hem doğa koruma hem de turizmi geliştirme faaliyetlerinin bir yöredeki diğer biyolojik çeşitlilik unsurlarına, sosyo-ekonomik ya da kültürel yapıya olumsuz etkileri olabilir. Yapılacak her tür çalışmanın sosyal, ekonomik ve tabiat kaynakları açısından fizibilitesi yapılmalıdır. Mevcut durumda bu tür etkileşim değerlendirmeleri yapılmamaktadır.
  • Gerçekleştirilecek faaliyetler tüm ilgi gruplarının isteği doğrultusunda katılımcı bir yaklaşımla planlanmalı ve gerçekleştirilmelidir. Mevcut durumda katılımcı ekoturizm planlaması hayata geçirilmemiştir. Tüm ilgi gruplarının katılımının sağlanmadığı bir faaliyetin tam anlamıyla başarı ile sonuçlanması mümkün değildir.
  • Korunan alanların ilan ve yönetiminde biyolojik çeşitliliğin korunması esastır. Bu alanlarda turizm faaliyetlerinin koruma hedeflerine olumsuz etkisi söz konusu olabilmektedir. Başta Efteni Gölü olmak üzere Düzce'nin biyolojik çeşitliliğinin odak noktaları ve kimliğinin ana esaslarının en tabii şekliyle korunması önemlidir. “Koruma-kullanma” dengesinin bozulduğu durumda kaynak özelliklerini yitirerek kullanıcılar açısından da cazibesini kaybetme eğilimindedir.
  • Korunan alanlarda yapılacak her tür turizm faaliyetinde uygunsuz kullanımın önüne geçilmelidir. Bu alanların koruma ve kullanım yönetimini içeren uzun dönem gelişme planları, bu yaklaşım ile yetkin kişiler tarafından detaylı bir şekilde hazırlanmalı, yöre halkının katılımı ile planlama yapılmalıdır. Planların başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
  • Düzce’nin büyüme hedefleri arasında pek çok sektör yer almaktadır. Bunlardan öne çıkanları sanayi, enerji, tarım ve ekoturizmdir. Bu öncelikler arasında bir çatışma söz konusu olabilir.
  • Karar vericiler, Düzce’nin sanayi yönünde gelişmesine öncelik vermektedir. İlde gerçekleştirilecek yatırım faaliyetlerinin mevcut biyoçeşitlilik unsurları ve turizm potansiyeline olumsuz etkileri söz konusudur. Bu riski azaltmak için ova, dağ ve deniz ekosistemlerinin yapısını, özelliklerini ve bütünlüğünü bozucu faaliyetlerin derhal durdurulması ve yenilerine fırsat verilmemesi gereklidir.
  • Turizmin biyolojik çeşitliliği içeren unsurları da dahil olmak üzere, biyolojik çeşitliliğe zarar verici bir hâle gelmesi geçmişte pek çok ilde yaşanmıştır.
  • Turizm için ihtiyaç olan yapılaşmanın ve mekan düzenlemelerinin gerçekleştirilmesinde biyolojik çeşitliliği tehdit eden ana unsurların (habitat yıkımı, parçalanması, tabii kaynak israfı, istilâcı yabancı türler) önüne geçilmesi gerekmektedir.
  • Gerçekleştirilecek turizm faaliyetlerinin İstanbul'un su havzası olarak kabul edilen Düzce'nin su kaynaklarına olumsuz etkisi olabilir.
  • İlin deprem bölgesinde olması, bazı turistler tarafından tercih edilmemesine sebep olabilir. Bunun önüne geçilebilmesi için altyapı ve tesislerin depreme dayanıklılığı ile ilgili bilgilendirmeler yapılabilir.